Pazar

Doğanın Yeraltı Sarayı ve Selçuklu’nun Ticaret Kapısı: Pazar İlçe Gezi ve Kültür Rehberi

Tokat’ın batısına, Anadolu’nun en bereketli topraklarından biri olan Kazova’nın zümrüt yeşili düzlüklerine doğru uzandığınızda, sırtını heybetli Akdağlar’a dayamış, üstü buram buram tarım altı ise milyonlarca yıllık bir yeraltı gizemi kokan masalsı bir durak karşılar sizi. Burası; adını asırlardır çevre illerden gelen tüccarların kurduğu kadim pazar yerlerinden alan, Selçuklu sultanlarının emaneti kervansaraylarla süslü ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Ballıca Mağarası ile adeta yeryüzünün altındaki bir sarayı bağrında saklayan Tokat’ın büyüleyici ilçesi Pazar’dır.

Pazar, sadece içinden geçilip gidilecek tarımsal bir ova kasabası değildir. O; Selçuklu’nun Akdeniz ve Karadeniz’i birbirine bağlayan ticaret ağının en kritik düğüm noktalarından biri, Kazova domatesinin ve asma yaprağının lezzet üssü, mağara turizminde ise dünya çapında bir doğa mucizesidir. Yüzeyindeki huzurlu taşra hayatı ile yeraltındaki büyüleyici jeolojik mimariyi bir arada sunan bu eşsiz ilçeyi; lojistik konumundan köklü kronolojisine, adım adım gezilecek tarihi şaheserlerinden hayat kurtaran seyahat tüyolarına kadar en ince ayrıntılarıyla dijital dünyanın en kapsamlı rehberinde birlikte keşfedelim.

1. Coğrafi Konum ve Lojistik Atlası: Kazova’nın Kalbinde Stratejik Bir Durak

Gezginlerin, fotoğrafçıların ve doğa kâşiflerinin seyahat rotalarını planlarken en çok ihtiyaç duyduğu mesafe, ulaşım hatları, topografya ve iklim haritasıyla Pazar’ı coğrafya atlasındaki yerine oturtalım.

Pazar, Karadeniz Bölgesi’nin Orta Karadeniz bölümünde, Tokat il merkezinin batısında yer alır. Yeşilırmak’ın suladığı meşhur Kazova’nın batı çeperinde kurulan ilçe, hem düzlük ova arazisini hem de sarp dağlık yapıları bünyesinde barındıran geçişken bir topografyaya sahiptir:

  • Mesafe ve KomÅŸuluk AÄŸları: İlçe merkezi, baÄŸlı olduÄŸu Tokat ÅŸehir merkezine sadece 25 km uzaklıktadır. Batısında Tokat’ın en büyük ilçelerinden Turhal (yaklaşık 20 km) ve güneybatısında tarihi Zile ilçesi yer alır. Kuzeyi ve doÄŸusu ise Tokat merkez ilçenin topraklarıyla çevrilidir. Bu konumu, Pazar’ı Tokat-Turhal-Zile üçgeninin tam ortasında, ulaşılması son derece kolay bir kavÅŸak noktası yapar.
  • Ulaşım Dinamikleri ve Lojistik AÄŸlar: Pazar, Tokat-Amasya karayoluna çok yakın bir konumda yer alır. Tokat il merkezinden ve Turhal’dan her 15-20 dakikada bir kalkan ilçe minibüsleriyle kente ulaşım son derece pratiktir. Ayrıca, yaklaşık 40 km mesafede bulunan Tokat Havalimanı, ÅŸehir dışından Ballıca MaÄŸarası’nı görmeye gelecek ulusal ve uluslararası turistler için muazzam bir lojistik konfor sunmaktadır. Karayolu kalitesi bütünüyle pürüzsüz asfalt olup, her türlü araçla ulaşıma elveriÅŸlidir.
  • Yüzölçümü, Rakım ve Mikroklimal Hava Sahası: Yaklaşık 200 kilometrekarelik butik ve kompakt bir yüzölçümüne sahip olan Pazar’ın ova merkezindeki rakımı 530 metre civarındadır. Ancak ilçenin kuzeyindeki Ballıca Köyü ve maÄŸara bölgesine doÄŸru tırmandıkça rakım 1000 metrenin üzerine çıkar. Kazova’nın korunaklı yapısı sayesinde ilçede Karadeniz geçiÅŸ ikliminin en yumuÅŸak formu hissedilir. Kışlar çok sert geçmez, yazlar ise sıcak ama ovadan yükselen esintilerle ferahlatıcı bir nem dengesine sahiptir. Bu iklimsel avantaj, ilçeyi tam bir tarım cennetine dönüştürmüştür.

2. Asırlık Kronoloji: Avanas’tan Mahperi Hatun’un Ticaret Merkezine Pazar Tarihi

Google’da “Pazar ilçesi tarihi”, “Pazar adının kökeni” veya “Avanas antik kenti” diye kapsamlı taramalar yapan tarih, arkeoloji ve sosyoloji meraklıları için bu bölüm, bölgenin karanlıkta kalmış geçmiÅŸini aydınlatan en kıymetli kronolojik vesikadır.

Pazar’ın kurulu olduğu topraklar, antik çağlarda **Avanas** ya da **Ovanas** adıyla anılan kadim bir yerleşimin ev sahibidir. İlçenin bugünkü ismini alması ise tamamen Selçuklu döneminde bölgede kurulan büyük bölgesel pazarlardan ve kervan yollarının bu ovada kesişmesinden kaynaklanmaktadır.

Antik Çağ İzleri ve Bizans Dönemi

Pazar ve çevresinde insan izleri Kalkolitik Çağ’a kadar uzanmaktadır. Hitit İmparatorluğu’nun Kaşka kavimlerine karşı kurduğu uç karakollarından biri olan Kazova bölgesi, daha sonra Frig, Pers ve Pontus Krallığı’nın egemenlik sahası olmuştur. Roma İmparatorluğu döneminde, Zile ve Sebastopolis (Sulusaray) arasındaki askeri ve ticari yolların üzerinde bir dinlenme noktası olan Avanas, Bizans döneminde surlarla çevrili butik bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdürmüştür. Bugün ilçe topraklarında yer yer rastlanan sütun başlıkları ve antik taşlar, bu dönemin sessiz tanıklarıdır.

Selçuklu Dönemi, Mahperi Hatun ve Ticaretin Altın Çağı

1071 Malazgirt Zaferi’nin ardından DaniÅŸmend Gazi’nin fethettiÄŸi topraklara katılan Pazar, asıl altın çağını Anadolu Selçuklu Devleti döneminde yaÅŸamıştır. Sultan I. Alâeddin Keykubad’ın eÅŸi ve Sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi olan ünlü **Mahperi Hatun**, 1238 yılında buraya kendi adını taşıyan muazzam bir kervansaray yaptırmıştır. Sinop ve Samsun limanlarından iç Anadolu’ya, Sivas ve Kayseri üzerinden Akdeniz’e inen uluslararası ticaret kervanları bu kervansarayda konaklamış ve ovada devasa bir pazar kurulmaya baÅŸlanmıştır. “Pazar” ismi, o günden bugüne kentin ticari dehasının tescili olarak kalmıştır.

Osmanlı İdaresi ve Cumhuriyet’in Üretken İlçesi

Kadı Burhaneddin ve Eretna Beyliği dönemlerinin ardından 1392’de Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı topraklarına katılan Pazar, Osmanlı idari yapısında uzun yüzyıllar boyunca Tokat Sancağı’na bağlı verimli bir nahiye ve pazar yeri olarak yönetilmiştir. Tarımsal bereketiyle imparatorluk ordusunun ve sarayın gıda ihtiyacını karşılayan Kazova’nın bu incisi, Cumhuriyet döneminde de gelişimini sürdürmüştür. Uzun yıllar Turhal ilçesine bağlı bir kasaba olarak kalan Pazar, ekonomik büyümesi, nüfus yoğunluğu ve dünya çapındaki turizm potansiyeli göz önünde bulundurularak 11 Ağustos 1989 tarihinde resmi gazitede yayımlanan kanunla resmen ilçe statüsüne kavuşmuştur.